Veda Hutbesi

Ey İnsanlar!

Sözümü iyi dinleyiniz! Bilmiyorum, bu seneden sonra sizinle burada belki de bir daha hiç buluşamayacağım.

İnsanlar!

Bugünleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mukaddes bir şehir ise, canlarınız, mallarınız, namuslarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecavüzden korunmuştur.

Yazının devamını oku »

Hangi Ramazan..?


Kendimizi sorgulayalım.

Ramazan ayı bize neler hatırlatıyor?

Bir ay boyunca neler alıyoruz?

Önceki Ramazanlar hangi izleri bırakarak gitti?

Mesela: Ramazan sözcüğünü duyduğumuzda, aklımıza ilk gelen, mağfiret ve cennet kelimeleri mi oluyor yoksa, iftar vb. şeyler mi?

Allah’ın Nebisi Ramazanı nasıl tarif ediyor ve onunla neler vaat ediyor bize?

Kur’anımızda orucu emreden ayetlerdeki ifadeleri defalarca incelemeli, üzerinde düşünmeliyiz.

Yazının devamını oku »

Efendimizin Hayatı


PEYGAMBERİMİZİN DOĞUMU

Abdülmuttalib’in oğulları arasında en güzeli ve en saygını Abdullah’tı. Çünkü yüzünde pırıl pırıl parlayan bir nur vardı. Abdülmuttalib oğlu Abdullah’ıVehb’in kızı Amine ile evlendirmişti. Amine kureyş kabilelerinin en şereflisine mensubdu.

Yazının devamını oku »

Oruç Keffareti


Kefaret, lügat deyiminde gidermek ve örtmek manasındadır. Allah, bazı kusurları ve günahları birtakım vesilelerle bağışlayıp örttüğünden bu vesilelerden her birine “Kefaret” denilmiştir.

Oruç kefareti, Ramazanda bir özür bulunmaksızın belli şartlar içinde orucunu bozan bir mükellefin, Müslüman veya gayr-i müslim bir köle veya cariye azad etmesidir. Buna gücü yetmiyorsa, arka arkaya kesinti yapmaksızın iki ay oruç tutar. Buna da gücü yetmezse altmış fakire (sabah-akşam) yemek yedirir.

Yazının devamını oku »

Oruç TutMAMAYI Mübah Kılan Özürler


Aşağıdaki dokuz sebebden ötürü oruç tutmamak veya tutulmuş bir orucu bozmak mubahtır:
Yolculuk
Ramazanda en az üç günlük (on sekiz saatlik) bir yere gidecek olan kimse, geceden oruca niyet etmeyebilir. Bundan dolayı o gün yola çıkınca oruçlu bulunmamış olur. Fakat bir kimse oruç tuttuktan sonra, gündüzün yolculuğa çıksa, bu yolculuk o ilk gün için bir özür sayılmaz, orucuna devam etmesi gerekir. Ancak o gün yola çıkar da, ondan sonra orucunu açarsa, kendisine kefaret gerekmez, yine sadece kaza gerekir.

Yazının devamını oku »

Orucu Bozan ve Bozmayan Şeyler


Kasten yeyip içmek ve oruca aykırı olan işleri yapmak orucu bozar.Bu işlerin bir kısmı yalnız kazayı ve bir kısmı da hem kaza, hem de kefareti gerektirir.
Unutarak bir şey yemek ve içmek veya cinsel ilişkide bulunmak orucu bozmaz. Bu hususta farz, vacip ve nafile oruçlar arasında bir fark yoktur. Çünkü unutma ve yanılma ile yapılan işler bağışlanmıştır.
Ağza su verip çalkaladıktan sonra ağızda kalan yaşlığın tükürükle beraber yutulması orucu bozmaz.
Yine insanın baş kısmından burnuna inen akıntıyı kasden içeri çekip yutması da orucu bozmaz.

Oruçlu İçin Mekruh Olan ve Olmayan Şeyler


Oruçlu kimsenin istincada (büyük abdest temizliğinde) ve abdest alırken ağzına, burnuna su verirken aşırı gitmesi, fazla su doldurup taşırması mekruhtur.
Oruçlunun bir özrü bulunmaksızın pişirilen yemeği yalnız ağzı ile tatması mekruhtur. Bir kocanın kötü huylu olması, karısı için bir özürdür; böyle bir kadın pişireceği yemeğin, yutmaksızın, tadına ve tuzuna bakabilir.

Yazının devamını oku »

Orucun Vakti ve Niyeti

Orucun Vakti
Orucun vakti ikinci fecirden başlayarak güneşin batışına kadar devam eden müddettir.

Orucun Niyeti
Herhangi bir oruca kalb ile niyet yeterlidir. Oruç için sahura kalkılması da bir niyettir. Niyetin dil ile de yapılması mendubdur.

Yazının devamını oku »

ORUCUN ŞARTLARI

Orucun farz oluşuna ve yerine getirilmesinin (edasının) farz oluşu ile sıhhatına dair şartlar vardır. Şöyle ki:

1) Oruçla mükellef olmak için İslâm, akıl ve buluğ şarttır. Onun için bu vasıfları toplamayan bir kimseye oruç farz değildir. Ancak akıl sahibi bulunan mümeyyiz bir İslâm çocuğunun tuttuğu oruç nafile olarak sahih olur.
Yazının devamını oku »

Orucun Mahiyeti

Oruç, ikinci fecirden başlayarak güneşin batışına kadar yemekten, içmekten ve cinsel ilişkiden nefsi kesmek demektir.

Yazının devamını oku »

« Önceki girişler